13 Nisan 2013 Cumartesi

Derya'nın Bebek Yapım Günlüğü - 20. Bölüm

Herkese Merhaba,

Bebek Yapım Günlüğümün son bölümüyle karşınızdayım. Geçen hafta kaldığım yerden devam ediyorum:

Sonra birden... 

Bunlar daha fazla işe yaramamaya başladı. Bu yaşadığım son olayı kaldıramamaya başladım. Sanırım bunda, bana verilen psikolojik desteğin bu derece ani kesilmiş olmasının çok büyük bir payı var. Zaten 18 yaşından beri migren hastasıydım. Ama herkesinki gibiydi benim de migrenim. Lafı bile olmazdı; ayda bir kaç gün, genelde regl zamanları. Yine şiddetli ağrılar yaşardım, yine hayattan soyutlanırdım. Ama en fazla 2-3 gün. Zaten migrenin en uzun süresi 72 saattir ve geçer. Fakat, hepinizin bildiği gibi bu kış yaşadığım migren atakları bitmek bilmedi. Hayatımda, daha önce hiç tanışmamış olduğum yeni bir sayfa açıldı: sürekli hasta olmak! Bir gün, iki gün, 36 saat, 72 saat, 100 saat derken haftalar ve aylar geçti. Hiç ama hiç dinmeyen bir migren krizine yakalandım. Aylarca komada gibi o kocaman kırmızı koltuğumuzda, hiç kıpırdamamacasına yattım. Bir kaç kez serum yemek için doktora taşındım. Artık hayatımda ağrıdan başka hiç bir şey kalmamıştı. Ne işe gidip çalışabilmek, ne spor yapabilmek, ne dışarı çıkabilmek, ne ev işleri, ne de sevgi; aşk-meşk! Sadece karanlık, bitmeyen; asla dinmeyen bir ağrı ve kıpırdamamacasına koltuğa hapis olan ben...
Bu durum, gelebileceğim en son durumdu artık. Ayakta ve dengede durmamı sağlayan bütün balonlar patlamış; geriye sadece sevgili kocam kalmıştı. Bütün o balonların beni ayakta tutabilmek için aralarında paylaştıkları o çekim gücünü Herkül`e benzeyen sevgilim tek başına omuzlayabilir miydi? 
  1. Buna gerek var mıydı? 
  2. Bunu hak ediyor muydu? 
  3. Bu hem onun için, hem de benim için fazla olmaz mıydı?
Tabii ki olurdu. Hâl bu derece zor olunca, tıpış tıpış doktora gidip bu migrene bir çare bulmasını istedim. Şimdi, bildiğiniz üzere, migren ağrılarını kesmek amaçlı günde bir avuç ilaç içiyorum. Migren olsa da, olmasa da. Çünkü, aylar önce her ne yaşadıysam, belli ki bu bedenim -ya da ruhum- için aşırı yüklemeydi. En çok beynimi zorladı. Ve beynin bu derece durmadan ağrıması tehlikeli bir durum olduğu için, doktorların çok acil olarak bir önlem alması gerekti. Ben, bebeğime yuva olsun diye dikkatle besleyerek, sevgiyle, özenle hazırlamak istediğim bedenimi ilaçlara teslim ettim. Ve böylece -şimdilik- bebek hayalimi içim çok acıyarak, rafa kaldırmak zorunda kaldım. Her zaman söylediğim gibi; sağlıklı bir bebek için, önce sağlıklı bir anne! 

Fakat, görüldüğü üzere durum zor. Beni yakından takip edenler, ne kadar pozitif ve neşeli biri olduğumu zaten biliyorlar. Ama işte, işin aslı, görünmeyen yüzü böyle. Geçenlerde, yeniden bir terapiste başlamak istediğimden, ama birilerine güvenmenin ne kadar zor olduğundan bahsetmiştim. Güven korkusuna rağmen, yeni bir terapist arama çalışmalarına girdim. Ve çevremde, arabayla gidip gelebileceğim (ilaç aldığım için uzun mesafede araba kullanmamalıyım) bir yerlerde terapist aradım. Bu dağılımı yapan, ücretsiz bir servis var. Adresini ve kaç kilometre uzağa gidebileceğini söylüyorsun, onlar da sana hangi terapiste gidebileceğini söylüyorlar. Topu topu 2 tane çıktı. Aradım. Birinde boş yer yoktu. (Her zamanki gibi) Diğeri ise Mayıs ortasında, asistan terapistle yapılacak bir ön görüşme için randevu verdi. Başka şansım olmadığı için kabul ettim ve randevuyu aldım. 
Ama ikna olmamıştım. Terapist maceralarıma kendi içimde geri döndüm. Beni bırakma nedenleri hep aynıydı: "Senin ayrıntılı ve sabır gerektiren bir terapiye ihtiyacın var. Ben bunu yapamam, başkasına git ya da ilaç kullan." İlaç kullanmayı ilk aşamada istemiyorum. Çünkü sorunlara yol açan ben değilim. Fakat, migren için de ilaç kullanmak istemiyordum ve şimdi kullanıyorum. Demek ki, kullanılabiliyormuş. İllâ isterlerse, kullanırım. Ama benim, artık beni yarı yolda bırakmayacak, benimle yolun sonuna kadar gidecek birine ihtiyacım var. Yardım almaya bu kadar açık ve aklı başında olup da, bir türlü gerekli olan yardımı alamıyor olmam, tabi ki pek hoş değil. Yardıma ihtiyacım var; çünkü tek başına götüremiyorum. Çünkü tramvalar sadece bir tane değil. Çünkü tepkilerimi normal insanlar gibi veremiyor, olayları bir çok insan gibi algılayamıyor ve bedenimin alarma geçmesine engel olamıyorum. Bugüne kadar hep erteledim. Ama artık 30 yaşına geldim ve bebek sahibi olmak istedim. Her şeyi hep erteledim.. Ta ki, bütün bu sorunlar beni ve bedenimi ele geçirip, hazır olduğum halde bebek planımı, bir aile kurma şansımı elimden alana kadar...! Artık bir şeyler yapmam gerekiyor. Kafamın içi, dışarı yansıttığımdan çok çok daha başka; çok üzgün... Ben hayatı bir çok kez üfleyerek yaşıyorum; yanan dilim çoktan kül oldu çünkü! 

İşte bu nedenle, internette özellikle PTSD tedavisi uygulayan klinikler olup olmadığını araştırdım. Ve çok geçmeden gördüm ki, VAR! Hiç zaman kaybetmeden, olan sitelerin verdikleri bütün bilgileri bir solukta okudum ve sevgilim akşam işten gelir gelmez verdiğim kararı onunla da paylaştım: Ben kliniğe yatacak ve adam akıllı tedavi olacaktım! Kendim için, onun için ve sağlıklı bir anneyle, sağlıklı bir dünyaya gelmesini istediğim Aşk Meyvemiz için! Sevgilimle bugün yatmak istediğim kliniğin danışma bölümünü aradık. Kliniğin şubeleri ülkenin bir çok yerine uzmanlaştıkları konulara göre dağılmış. Aralarında çocukken cinsel istismara uğrayanlara özel terapi veren yerler de var, başka başka psikolojik rahatsızlıkların tedavisinin yapıldığı bambaşka bölümler de; ve tabi ki PTSD de! Fakat tedavileri cebimizden ödeme şansımız yok. Olsaydı, zaten şimdiye kadar migren için bin kere gitmiştim akupunktura. Anladığımız kadarıyla, sosyal güvencemiz karşılıyormuş bu tedaviyi. Tabii, özellerin yaptığı gibi tek odada kalıp, yan gelip yatamayacağım büyük ihtimalle ama, kim takar! Zaten ben lüks içinde tatil yapmak için değil, tedavi olmak için gitmek istiyorum. Bugün başvuru formunu doldurup göndereceğim. Altı ila sekiz hafta kadar bekleme süresi varmış. En kısa sürede cevap almayı umuyorum. 
Hasılı kelâm, işte böyle. Ben bir süre bebek, hamile, anne, çocuk çemberinden çıkmak istiyorum. Neden derseniz; çünkü her seferinde çenemi titrete titrete, dudaklarımı büze büze ağlıyorum, "Ben şimdi sağlıklı olabilirdim, hamile kalmaya hazırlanıyor olabilirdim." diye. Kürtajımdan sonra olan 92 günlük kanamada nasıl bebeğimi parça parça içimden atarken unutamadıysam ve hüngür hüngür ağladıysam, yine öyle ağlıyorum. Bu sene bebek yapmayacağız, onun yerine ben yeni balonlar şişirip bağlayacağım orama burama, ayakta yeniden dimdik durabilmek için. Ben yerlerde sürünürken ya da karanlıkta hep aynı duvara toslarken, içime yeni bir hayat katmak istemiyorum. Bu, en önce ona çok büyük haksızlık olurdu. Ben, iyileşmeye gidiyorum. Bu yüzden bir süreliğine burada bebek günlüğü tutmayacağım artık. 

Sevgili Eren`e, bana tam 19 hafta boyunca bu büyük şansı verdiği için, kalbimin en derininden çok teşekkür ederim. Fakat, şu anda bebek yapmayacağımı bile bile sayfasını daha fazla işgal etmek istemiyorum. Sizler de beni bunca zaman yeri geldi heyecanla, yeri geldi merakla okudunuz; zor zamanlarımda güzel sözlerinizle destek verdiniz. Hepinize çok çok teşekkür ederim. Şimdilik, sadece buradaki bebek yapım günlüğüm son buluyor. Hayatıma dair diğer bütün maceralarımı kendi blogumdan ve FB sayfamdan paylaşmaya devam edeceğim. Kim bilir, belki seneye yeniden burada buluşuruz. Buluşamasak da, bu, benim için çok güzel bir deneyimdi. Veda kısmını fazla uzatmak istemiyorum; yine gözlerim doluyor. İlginiz ve sevginiz için hepinize sonsuz teşekkürler. Eren, en çok da sana...

Sevgiyle kalın, 
Derya

12 yorum:

  1. Sizin icin dua edicem hersey cok guzel olacak insallah izninizle sizi öpüp kocaman kucakliyorum sevgiyle kalin

    YanıtlaSil
  2. Hadi bakalım....Yeni yolun ve yolculuğun hayırlı olsun (:

    YanıtlaSil
  3. Derya, dualarimiz seninle.
    Sevgiler,
    Tomris

    YanıtlaSil
  4. Allah hayirlisini versin. Dualarimiz seninle.

    YanıtlaSil
  5. 6 sene sonra bebek sahibi olabilmiş biri olarak en içten dileklerimle, şansınız bol, yolunuz acik olsun..

    YanıtlaSil
  6. Seni cok ozlicez derya... Yolun acik olsun sifalarjn en buyugu sana olsun... Yaaadigin butun olumsuzluar silinip gitsin yepyeni umutlarinla ve yasantinla aramiza katt... Sevgilerrrrr

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayy, çok çok teşekkür ederim ^_^

      Sil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım