1 Nisan 2013 Pazartesi

Arzu'nun Hamilelik Günlüğü- 34. Hafta

Merhaba,

Bu hafta okuduğum bir kitaptan alıntı yaparak başlıyorum. Dr.Sears'in "The Pregnancy Book" kitabından... 
Bu kitaptan hamileliğim boyunca çok faydalandım (Bebeğinizi Beklerken Sizi Neler Bekler kitabını hiç almasam olurmuş, bana yarayan bir şey bulamadım içinde... Hem de biraz geri kafalı bence...) Şöyle diyor Dr. Sears: "Dokuzuncu ayınızın çoğunu doğumda geçireceksiniz. Tabii ki bu uzun doğum ayı, gerçek doğum günündeki kadar yoğun olmayacak ama tıbben bir doğum gününden değil, doğum ayından bahsetmek daha doğrudur." Yani, dokuzuncu ayınız boyunca bedeniniz ve zihniniz sizi doğuma hazırlayan değişiklikleri yapmaya başlar. Bununla ilgili geçen haftaki yazıma bakabilirsiniz.

Bugün doktorumuza, doulam Sima ile birlikte gittik... Zaten tanışıyorlar. Güzel bir görüşme oldu. Doğuma kadar yapacaklarımız, olası acil durumlarda neler yapacağımız, doğum günü hastaneye ne zaman gideceğimiz gibi şeyleri konuştuk, anlaştık. Sima, bana yanında bir sürü güzel şeyler getirmiş:

1- DO-UM'da hazırladıkları doğum sonrası bitki banyosu
 2- Bebeğim ve benim için sakinleştirici masaj yağı: Ayçiçek yağı, bergamut ve lavanta kokulu. 
 3- Earth Mama Angel Baby, meme bakım/onarım kremi: tamamen bitkisel içeriği var. Lanolinsiz. Emzirmeden önce silmeniz gerekmiyor. Zeytinyağı, kakao yağı, shea yağı ve Türkçelerini bilmediğim bir kaç tane daha şifalı ot...

Artık banyoda duş almıyorum. Bir tane ufak tabure aldım, ona oturuyorum ve uzun uzun yıkanıyorum. Annemin hamam tasının içine sabunumu ve kesemi koyup, sıcak sıcak ve uzun uzun yıkanıyorum. Hala ıslakken de uzun uzun masajlar yapıyorum kendime. Ayaklarımdan başlayarak, kalbime doğru uzun hareketlerle eklemlerimi ve kaslarımı rahatlatıyorum. Duşa girip aceleyle çıkmaktansa bu çok daha güzel bir yıkanma. 

Sonra, Sima ile bizim eve geldik ve evde bir kaç çalışma yaptık. Hangi kokuları, yağları sevdiğimi anlamak için biraz deneme yaptık. Sima, doğumun farklı evrelerinde farklı koku ve yağlar kullanıyormuş. Doğum yapan kadının ihtiyacına göre o anda seçiyormuş ama özellikle sevmediğim koku varsa, bilmek istedi. Ben, karanfil kokusunu sevmiyorum... Onun dışında istediğini kullanabilir. 

Sima, ortaçağdan kalma bir cadı gibi! Çantasında tuhaf otlar, güzel kokularla dolaşıyor. Sonrasında biraz nefes çalışması yaptık. Biraz da görselleme ve onun sesiyle rahatlama. Bunları neden şimdi yaptığımızı sorunca şöyle dedi:¨Doğum sırasında bedenin benim sesimle rahatladığını, bu kokularla kendini serbest bırakacağını hatırlasın diye... Bir tür şartlanma.¨ 

Bebeğimiz doğar doğmaz hastanede yaptıkları Vitamin K iğnesi yerine, ağızdan verilen ufak dozajını benim için bir arkadaşına getirtiyor. Çünkü hastanede olup olmadığına dair tatmin edici bir yanıt alamadım telefonla. Kendimizi garantiye almakta fayda var. Yani, doulam bu dönemde benim elim ayağım oldu... Hamile tüm kadınlara şiddetle tavsiye ediyorum. Doğum sonrası için yaptığım bir kaç hazırlık daha var:
  • Annem ayva çekirdeklerini ayıklamış, onları dolaba koyduk. Meme ucu için. 
  • Beyaz lahana yapraklarını haşlayıp, dondurduk. Meme bakımı için. 
  • Bir de Ulli'nin verdiği post partum çayı için rezene ve çemen otu tohumunu alıp kavurdum. Çayını yapacağım. Tarifi şöyle: 5 yemek kaşığı çemen otu tohumu + 10 yemek kaşığı rezene tohumunu kavur. 1 litre su kaynat. Kavurduğun tohumlardan 1 çay kaşığı al ve suda 5-10 dakika kadar demle/beklet. Bir günde azar azar içerek bitir. Ilık durması için termosa koyabilirsin. 
Bugün, pazara da gittim. Baharın geldiğini anlamak için en iyi yol bu. Baharın bütün güzel otları, meyveleri, kokuları... Pek güzeldi! Pazarcılar şöyle bağırdı, çok güldüm: "Hamilelere çağla çıktı!"

Gelecek hafta görüşmek üzere,

Arzu 

3 yorum:

  1. Merhaba Arzu,
    Ben de Sears'ların kitabını beğenmiştim, ayakları yere basan bir kitap. Sears'ların the Baby Book'unu da öneririm.
    Earth Mama Angel Baby meme kremini ben de kullanmıştım, az-çok faydasını görmüştüm, ama meme başında en çok zeytinyağının faydasını gördüm, bildiğin saf zeytinyağı.
    Vitamin K konusunda ağızdan verilen Vitamin K'yı tercih ediyorsun sanırım ama ot da işkence anne ve bebek için. Hollanda'da sadece bir haf6 hafta her gün ağzını açıp vermen ta yetecek bir doz veriyorlar hastanede, sonra anne ağızdan veriyor. Ben hoşlanmamıştım bu işten, çünkü bebeğe her gün sıkıntı veriyorsun böyle, bebekler ağızlarının açılmasından pek hoşlanmıyorlar. Hastanede tek doz K vitamini iğnesi ise bir seferde olup bitiyor.
    Ama çok istiyorsan söyle, burdan alıp yollarım sana vitamin K damlası.
    Hazırlıklarınız çok güzel. Doğumda rahatlamak çok önemli. Diğer yandan doğumun emek gerektiren bir iş olduğunu unutmamak lazım. Adı üstünde 'labor'. Birthing from Within kitabının bence en güzel lafını seninle paylaşmak istedim (yazılarına da alabilirsin): Doğum zordur, ağrılıdır, ama bunu yapabilirsin (sanırım şöyle bir şeydi orijinali: giving birth is hard work. It is painful. You can do it.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vit K, hemen doğar doğmaz çok güçlü dozda yapılan bir aşı imiş. Bunun yerine üç dozda, belli aralıklarla ağızdan verilenini tavsiye olundum. Birinci doz doğumdan sonra ikinci saatte, ikinci doz 5. günde, üçüncü doz 4-6 hafta arası. Hastanede bir seferde yapılanı bu üçünü de içeren çok yüksek bir doz olduğu için tavsiye edilmedi.

      Valla bizimkisi 10 yerine 1 Mayısta gelirse de tam labour day olur:)

      Sil
  2. Erth mama angel baby i ben de kullandım ve pek çok memnun kaldım. Leyla'nın pişik kremi de earth mama idi. Onu da şiddetle tavsiye ederim.

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım