15 Aralık 2012 Cumartesi

Derya'nın Bebek Yapım Günlüğü- Bölüm 3

Derya'nın bebek yapım günlüğünün 1. bölümü burada
Derya'nın bebek yapım günlüğü'nün 2. bölümü burada

Herkese merhaba! 

Geçen hafta bebek yapmaya karar vermemizle birlikte hayatımızda yapacağımız değişikliklerden bahsetmiştim. Bunlardan biri de yeni bir doktor bulmak olmalıydı. Bugüne kadar kadın doktorlarına ya anlık şikâyetler, ya da rutin kontroller için gittiğimden, doğrusunu söylemek gerekirse bu konuda öyle çok da pimpirikli değildim. Gerçi sevgilimin yanına taşındığımdan beri, yani neredeyse 1,5 senedir, buralarda da kendime acil durumlar için yedek bir doktor edinmiştim. Eski doktoruma gidebilmek için yarım saat araba sürmem gerekiyordu. Yani elimin altında hazırda bir doktor bulunmasının hiç bir sakıncası yoktu. Amma velakin, bebek yapmaya karar verince işler değişti; doktorlara alıcı gözüyle bakmaya başladım! Ve ne yazık ki ben, her ikisiyle de bu serüvene başlamayı istemiyordum. Eski doktorum; 
  • Her ne kadar yaş almış ve babacan görünümlü olsa da (bunlar ilk anlamda beni cezbedenlerdi), aslında hiç de öyle sempatik bir tip değildi. 
  • İlgiliydi ama neredeyse insanı azarlar bir hali vardı. Bu halinden dolayı, çoğu zaman ona kontrole gittiğimde kendimi ya boşu boşuna oraya gitmiş ya da yaramaz küçük bir çocuk gibi suçlu hissediyordum; bu da haliyle hiç hoşuma gitmiyordu. Artık yeni yetme değildim en nihayetinde! 
  • Gerçi ona bir şikâyetle gittiğimde; eğer ciddi bir durum yoksa gayet sakin durması, herşeyin yolunda olduğunu söylerken bana yeterli açıklama yapması ve beni sakinleştirmesi bana oldukça güven veriyordu. 
  • Bulunduğu şehrin hastanesinde doğum yaptıran doktor olması nedeniyle de ona güvenmek istiyordum, fakat yukarda saydıklarımdan dolayı kendimi onun yanında bir türlü rahat hissedemiyordum. 
Bu nedenle bizim buralarda bir doktor aramaya başladım. Burada bulduğum doktorsa; öncekinden daha genç ve bu yüzden daha ilgili, daha bir heyecanlıydı.
  • Bana zaman ayırıyor, sorunumu dinliyor ve ayrıntılı bir şekilde muayene ediyordu.
  • Fakat bir süre sonra, panik olmamı sağlayacak kadar fazla bilgi veriyor, olabilecek en kötü durumlardan bahsediyordu. Muayene sonrası kendimi korkuyla faltaşı gibi açılmış gözlerle onu dinlerken buluveriyordum!
  • Ve en itici yanı da; doktordan çok, ilaç ya da doğum kontrol ürünleri hakkında hastalarını iknâ etmeye çalışan bir pazarlamacı gibi olmasıydı
  • O da bulunduğumuz yerin hastanesinde doğum yaptırıyormuş. Ama tüm bu yukarda saydıklarımı düşününce, bu yola onunla çıkmak istemediğimi kesin olarak biliyordum.
Bu durumda, bana yeni bir doktor aramaktan başka çıkar yol kalmıyordu. Bana sorarsanız, en çok her ikisinin karışımı, yani;
  • İlgili, güven uyandıran; ama paniğe yol açacak kadar fazladan gereksiz bilgi vermeyen
  • Bana zaman ayıran, derdimi dinleyip sıkıntımın ne olduğunu anlamaya çalışan
  • Mümkünse çok genç olmayan ve mümkünse erkek! (Kadın olan doktorlarla bugüne kadar nedense istisnasız HEP kötü izlenimlerim oldu. Bu yüzden son 5-6 yıldır erkek doktorları tercih ediyorum).
  • Yeri geldiğinde beni sakinleştirmesini ve yol göstermesini bilen birini isterdim. 

Ama tabii insan her zaman, her istediğine şıp diye sahip olamıyor. Önceleri nereden aramaya başlayacağımı bilemedim. Buraya yeni taşındım ve spor salonundakiler dışında çok fazla kimseyi tanımıyorum. Bu yüzden ilk önce internette ufak bir araştırma yaptım. Ama kimsenin tavsiyesini almadan, internetten hangi doktorun bana uygun olup olmadığını anlamam, sanırım pek de mümkün değildi. Bir süre araştırdıktan sonra, en sonunda sıkılıp kendimi katalogtan sevgili seçiyor gibi hissettiysem de bir doktoru arayıp randevu aldım. Ne tesadüf ki, sevgilim de aynı zamanlarda iki çocuğu olan bir arkadaşına eşinin gittiği doktoru sormuş ve benim seçtiğim doktora gittiğini öğrenmiş. Bu yüzden biraz içim rahatlamıştı. 

İlk görüşmeye gittiğimde muayenehaneyi çok beğendim. "Doktor evi" olarak adlandırılan, yeni inşa edilmiş, çok güzel 3 katlı bir binada, bir çok doktor ve her birine ait özel muayene bölümleri var. Küçük çaplı bir poliklinik de diyebiliriz. Mekân ferah, çalışanlar güleryüzlüydü. Beklerken tansiyonum ölçüldü, herhangi bedensel bir şikâyetim olup olmadığı soruldu. Doktor; zayıf, gri saçlı, çok güler yüzlü olmasa da sakinliği ve profesyonelliği bir şekilde ortama yayılan bir adam. Bu, ilk izlenimimdi ve oldukça hoşuma gitti. Bu aralar, Dr. med. Avril Schneider`ın "Kadınsal Sağlık Sorunlarının Doğal Çözümleri" diye bir kitabını okuyorum. Kitap Almanca fakat çok ilginç ve yararlı bilgiler içeriyor. Yakın zamanda blogumda okuduğum bu tip kitapların kısa tercümelerine yer vermeyi planlıyorum.

Geçen gün, kitabın sayfalarını karıştırırken iyi bir kadın doğum doktorunun nasıl olması gerektiğine değinmiş olduğunu farkettim. Doktor yazar, konuyu sorular yönelterek ele almış:
  • Doktorunuz, sağlığınızın sorumluluğunun sizde olduğunu kabul edip sizinle ortak bir çalışma yürütüyor mu?
  • Sağlık problemlerinizin teşhisinde ve tedavi süresi içinde size olabilecek bütün imkânları sağlamaya hazır bir tavır sergiliyor mu?
  • Size yeteri kadar zaman ayırıyor mu? 
  • Sadece bedensel şikâyetlerinizle sınırlı kalmayıp ruhsal olarak da kendinizi nasıl hissettiğinizi soruyor mu?
  • Eğer başka muayene ve teşhis yöntemleri gerekliyse; bunların neden gerekli olduğu ve nasıl yapılması gerektiği hakkında size açıklamalarda bulunuyor mu?
  • Bir sağlık problemi ve nedenleri hakkında size yeteri kadar ve doyurucu bilgiler veriyor mu?
  • Bütün değerlendirmelerden sonra alternatif tedavi yöntemlerine de açık mı?
Ve "Eğer bütün bu koşulları yerine getiren bir doktora sahipseniz, iyi ellerdesiniz." diye de eklemiş. Açıkçası ben doktora gittiğimde beklentilerim bu kadar da yüksek değildi. Ondan edindiğim ilk izlenim nedense beni şimdilik ikna etmeye yetti. Ona bebek planlarımızı anlatırken beni ilgi ve dikkatle dinlemesi ve yanında notlar alması oldukça hoşuma gitmişti; kendimi değerli ve önemseniyor hissettim. Gebeliğe ilk hazırlık adımı olarak, benden adet döneminin en geç 5. gününe kadar hormon testi için kan vermemi istedi. Ona, son aylarda yüzümde birden bire oluşan, nedeni belirsiz sivilcelerden, bünyem kaldırmadığı için bırakmak zorunda kaldığım doğum kontrol haplarından ve düzensizleşen adet dönemlerimden bahsettiğimde; bunların normal olabileceğini belirtip "Yine de bir test yapalım." diyerek bu kararı verdi. Yukarıdaki maddelere uyuyor yani; iyi ellerdeyim o zaman! 


Dün hem test sonuçlarını almaya, hem de rahim ve meme kanseri rutin kontrolünü yaptırmak için tekrar muayenehanesine gittim. Hormonlarım genel anlamda normalmiş, fakat tiroid bezi değerlerim her ne kadar normal seviyede olsa da üst sınırda seyrediyormuş. Bunun, korkulacak bir şey olmadığını; fakat yine de hamileliğe hazırlık döneminde olduğumuzdan dolayı, değerleri alt sınıra çekmenin çok daha iyi olacağını belirtip 6 hafta süreyle sabahları aç karnına bir adet kullanmam için tiroid hapı verdi. Ayrıca önümüzdeki hafta -yani ilk adet kanamasından 3 hafta sonra- tekrar kan alıp hormon değerlerini bir de o zaman zarfında test etmek üzere randevu verdi. Onaylayıp ayrıldım oradan. Bu sayede de katalogtan doktor bulma maceramınşimdilik yolunda gittiğini sayıyor, bir sonraki haftaya kadar hepinize esenlikler diliyorum. 

Sevgiyle,
Derya

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım