8 Kasım 2012 Perşembe

"Yeter artık doydu çocuk!"

Dünya'nın en çok satan gazetesi Zaytung'un bugünkü baskısında değindiği konu hislerime ve fikirlerime mütercim tercüman olduğu için aynen kopyalayıp bloglama ihtiyacı hissettim. Buyrunuz…


Sağlık Bakanlığı, Obeziteyle Mücadelede Anne Terörüne Karşı Savaş Açtı: "Yeter artık doydu çocuk!"

Son dönemde obeziteye karşı giriştiği mücadelenin dozunu gittikçe artıran Sağlık Bakanlığı, “Obeziteye Karşı Her Gün 10 Bin Adım” kampanyasından da beklenen olumlu sonuçların gelmemesi üzerine rotayı annelere çevirdi. Her 100 obezite vakasının 78'inde, hastaların "Boy atınca kilosunu döker" denilerek ebeveynleri tarafından kandırıldığını belirleyen Sağlık Bakanlığı, çocuklarını Allah ne verdiyse besleyen annelerle etkin mücadele için kolları sıvadı.

“Kapalı kapılar ardında besleniyorlar”

Obeziteyle mücadele kapsamında Sağlık Bakanlığı’nın elinden geleni yapmasına karşın bir türlü olumlu sonuç alınamaması üzerine basın mensuplarının karşısına geçen Obezite ve Fazla Kilolarla Mücadele Daire Başkanı Ethemcan Emeç: “Kalori yakmak çözüm olur sandık ancak kapalı kapılar ardında neler olduğu aklımızın ucundan bile geçmedi. Evde anneleri tarafından böyle büyük bir tempo ile beslenen çocukların değil 10 bin, 100 bin adım atsalar dahi ‘genç irisi’nden aşağı bir seviyeye ulaşmaları mümkün değil.” diyerek tehlikenin boyutuna dikkat çekti.

Bakanlık'tan çözüm arayışları

Annelerin, doyma ölçüsünden ziyade insan vücudunun sınırları ile ilgilendiklerini belirten Emeç, her yemek esnasında standart ölçülerin aşılarak “1 kaşık daha koyayım çocuğum gürbüz olsun” anlayışıyla uygulanan anne ölçeğinden ve “Yemekten zarar gelmez, yiyen dikilir, yemeyen yıkılır” huyundan vazgeçilmediği müddetçe Türkiye’de obeziteyle mücadelenin imkansız olduğunun da altını çizdi. Emeç, çözüm için "Alo Beni Bu Kadından Kurtarın" hattı ile tıka basa yedirilen çocuklara yardım eli uzattıklarını ifade ederken, Türkiye çapında dağıtılacak “Anne Yemeklerinin Gerçek Kalorileri” adlı kitapçık ile de halkı bilinçledirme yönünde etkin adımlar atılacağını ifade etti.


140 kiloluk Erkan'ın dramı

Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan bu açıklamalar, ülke genelinde anneleri tarafından tıka basa doyurularak kilolu, şişko, dombili, tulum gibi sıfatlar almaya mecbur bırakılan birçok obezite hastası tarafından da destek gördü. "Alo Beni Bu Kadından Kurtarın" hattını arayan ilk isimlerden biri olan 140 kiloluk Erkan Giritli (36), küçüklükten beri maruz kaldığı insanlık dışı baskıları şu sözlerle dile getirdi:

"Hayatım boyunca acı çektim"

"5 kilo 750 gram doğmuşum ben. Sağlıklı doğayım diye de hamileliğinde yüklenmiş hamur işine, tatlıya. Henüz o zamanın fazla kiloları bile duruyor. Şu gıdı var ya şu gıdı, adeta benim için bir doğum lekesi gibi... Yıllarca kah 'bak oğlum aç ağzını tren geliyor, bak uçak geliyor' diye diye kandırdı beni. Ne zaman rejime girip iki-üç kilo falan versem, 'süzüldün sen, hasta mısın, yemiyorsun hep ondan oluyor' diye dayadı poğaçayı böreği. Okul hayatım boyunca sınıf maçlarında hep defansta oynattılar. Şu yaşıma geldim, daha kaleye şutum yok. Kaleye şutum yok derken hiç bir anlamda yok. Toplu taşıma araçlarında kendi çabalarımla yaptıklarım dışında elime kadın eli değmiş değil..."

Anneden, gazetecilere jest

Oğlunun sözlerini büyük bir sükunetle dinleyen Anne Hanife Hanım ise, Erkan'ın son zamanlarda iştahsız olduğu için biraz asabi olduğunu iddia ederken, "Bizim zamanımızda böyle obezite mobezite yoktu yavrum, yemek buldun muydu yenirdi" diyerek kendini savundu. Toplantı bitiminde, basın mensuplarına yemeğe kalmaları konusunda yoğun ısrarlarda bulunan Hanife Hanım, "Siz muhabirsiniz, bütün gün koşturuyosunuz. Bak hem kahvaltı etmeden çıkmışsınızdır ben bilmiyo muyum sizi, hadi yiyin bakiim ekmeksiz" şeklindeki sözleriyle gazetecilerin ağzına zorla gözleme tıkıştırdı.

3 yorum:

  1. haha:) bayıldım yazıya. böyle bir sorun var di mi gerçekten yaa.Bazı anneler görüyorum parkta, çocuk yaşına göre gayet iri olduğu halde, şikayetçi kadın "yemiyor, çok iştahsız" diye:)

    YanıtlaSil
  2. çok güzel bir yazı olmuş. Bilgilendirme için sağol.

    YanıtlaSil
  3. ben de bu yazıyı bloguma alsam mı demıstım vaktınde burda gorup tekrar hatırlamak guzel oldu :)))

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım