17 Ocak 2012 Salı

Bebek Sahibi Olmaya Hazırım. Şimdi Ne Olacak?

Herkes anne/baba olamaz. Çünkü annelik ya da babalık bir çocuğu dünyaya getirmekle sınırlı değildir. Hayattaki pek çok başka başlangıç gibi anne olmak için de hazır olmak gerekir. Bunun da birtakım şartları olmalıdır. Toplumun evlendikten sonraki beklentisi budur diye çocuk sahibi olmaya kalkışmayı doğru bulmuyorum. Her şeyden önce duygusal, ruhsal ve maddi açıdan hazır mısınız bunun cevabını verebilmeniz gerekir.

-      Bir başka canlının kendi kendine yetmeye başlayana kadar sorumluluğunu almaya hazır mısınız?

-      Eşinizin bu konuda size tam destek sağlayacağına emin misiniz? İlişkinize ve eşinize en ufak bir şüphe olmadan güveniyor musunuz?

-      Maddi imkanlarınız bir çocuğun sağlıklı ve mutlu bir şekilde yetişmesine yeterli mi?

-      Bütün kötü alışkanlıklarınızı bıraktınız mı?

-      Hayatınızın tamamen değişmesine hazır mısınız?

-      Bir bebeği 9 ay boyunca taşımaya, bu süre içinde kendinize her zamankinden daha iyi bakmaya, bebek/çocuk bakımı konusunda sürekli okuyup/öğrenmeye, vücudunuzun şeklinin bozulmasına ve hamileliğin getirebileceği başka bir sürü değişikliğe hazır mısınız?

-      Bebeğiniz dünyaya geldikten sonra sağlıklı ve mutlu olması için her şeyinizle çalışmaya hazır mısınız?

-      Kariyerinizi yoluna koydunuz mu? Bebek size engel teşkil eder mi?

-      Kendinizi olgun ve sorumluluk alacak kapasitede hissediyor musunuz?

-      Eşinizle nasıl bir çocuk yetiştirmek istediğiniz konusunda hemfikir misiniz?

Bu soruların 1 tanesine bile hayır cevabı verdiyseniz büyük ihtimalle çocuk sahibi olmaya hazır değilsiniz demektir. Her şeyden önce kendinizi ve eşinizi bu fikre alıştırmalı ve hazır olmayı beklemelisiniz. Aksi takdirde hem kendiniz mutsuz olursunuz hem de çocuğunuzu mutsuz edersiniz.

Hazır olduğunuza emin olduktan sonraki aşama tabii ki yumurtlama (ovulasyon) günlerinizi takip ederek programınızı yapmak ve çalışmalarınızı bu günlerde yoğunlaştırmak... Sağlıklı çiftlerin yaklaşık %50si ilk 4-5 ayda hamile kalıyor. %70′i ilk 9 ayda, %85′i ise ilk 1 senede hamile kalıyor. Eğer 30 yaşın altındaysanız ve ilk 1 senede hamile kalamadıysanız birtakım testler için bir uzmana görünmenizi tavsiye ederim. Eğer 35 yaş ve üzerindeyseniz ilk 6 aylık denemeden sonra bir doktora görünmelisiniz. Bu bölümde hamile kalma çalışmalarınız sırasında fertilitenizi arttırmak için yapabileceklerinizden bahsetmek istiyorum.

1.   Strese engel olun

Bebek çalışmaları sırasında yapabileceğiniz en kötü şeylerden biri strese girmektir. Hiçbir sorununuz yoksa da, infertil (kısır) teşhisi konulmuşsa da, hamile kalmanıza engel olacak bir rahatsızlığınız varsa da yoksa da stres, var olan durumu büsbütün beter hale getirir. Neyse ki stres, üzerinde çalışırsanız engel olabileceğiniz bir şey.

Her şeyden önce infertilitenin çözümsüz olmadığını düşünün. FertlilteRehberi’nde okuduğunuz gibi her türlü engelin muhakkak bir doğal tedavisi var. Doğal yöntemlerin yetmediği durumlarda da tıbbın verebileceklerinden faydalanabiliriz. Her geçen gün tedavi ile hamile kalma teknikleri daha da ilerliyor. Önemli olan pozitif bir bakışla hamile kalabilmek için elinizden geleni yapmaya hazır olmanız.

Elbette hepimiz hazır olduğumuz anda hamile kalabilmeyi isteriz ama ne yazık ki bu her zaman herkes için geçerli olamıyor. Eğer istediğimiz anda bebeğimiz olmadığında moralimizi bozar, stresin bizi ele geçirmesine müsaade edersek içinden çıkılmaz bir kısır döngüye gireriz. Stres fertiliteyi etkiler, infertilite stresi arttırır. İnfertiliteyi bizzat yaşamış biri olarak bunu söylemenin yapmaktan çok daha kolay olduğunu biliyorum ama mümkün olduğunca sakin olalım, olumlu olalım, umutlu olalım ve bebeğin hazır olduğunda gelip bizi bulacağına inanalım.

Çinliler bebeklerin ailelerini kendilerinin seçtiklerine inanırlar. Bizim de bu inanca katılmamızın sakıncası olmaz herhalde. Varsayın bebeğiniz hala arıyor sizi, bir türlü seçemiyor milyarlarca insan arasından doğru anneyi... Belki bebeğin işini kolaylaştırmak için dua edebilirsiniz, meditasyon yapabilirsiniz, yoga yapabilirsiniz, vs. İnancınızın gereği her ne ise ibadetlerinizi umutsuzlukla huzursuzlukla değil de rahatlamak için yapın, kendinizi iyi hissetmek, huzur kazanmak için yapın.

Eğer işiniz çok yorucuysa ve saatlerinizi azaltma şansınız varsa öyle yapın. Böylelikle ekstra zamanınızı kendinize ayırabilirsiniz. Müzik dinlemek, uzun yürüyüşlere çıkmak, spor yapmak, romantik ya da komik filmler izlemek, temiz havada gezmek ya da sizi iyi hissettirecek ne varsa onu yapmak stresi yenmenize yardımcı olacaktır. En büyük yardımı da bu konuda sizinle empati yapabilecek ailenizden ve arkadaşlarınızdan alabilirsiniz. Eşinizin tam destek vermesi şarttır.  Eğer aileniz ve dostlarınız yeterli olmuyorsa profesyonel destek almayı düşünebilirsiniz. Bunun muhakkak bir psikolog ya da terapist olması şart değil elbette, aklına ve anlayışına güveneceğiniz bir din insanı da olabilir. Bunların yanında sizinle benzer şeyleri yaşayan insanlarla tanışabileceğiniz forumlara üye olmayı da düşünebilirsiniz. Sizi en iyi anlayacak insanlardan biri benzer duyguları hisseden ve benzer yollardan geçen bir insandır. Paylaşacağınız pek çok şey karşınızdakine anlamlı gelecektir.

Sitenin farklı yerlerinde de değindiğim gibi yoga ve/veya meditasyonun stresi yenmenizde, an azından azaltmanızda yardımı çok büyük olacaktır. Bunların yarattığı en belirgin duygu rahatlama hissidir. Yoga ve meditasyonun yanında masaj, derin nefes egzersizleri, dua etmek ve vizüalizasyon (hayalinde canlandırma) da benzer etkiyi yaratacaktır, Biliyorum, bunları yapmak çok zor ama bebek fikrini düşüncelerinizin endişe başlığından çıkarıp umut kısmına koyun. En azından deneyin. 

2.   Kafeini kesin

Kahve içmeyi bırakın. Bazı uzmanlara göre kahve gebeliğe engel olabilir. Ancak miktarı konusunda çelişkili görüşler var. Kimisi 2 bardaktan fazlası zararlı diyor kimisi 4. Bu durumda tamamen güvende olmak için hiç içmemek en iyisi olur diye düşünüyorum. Aynı şekilde kafein içeren diğer tüm içeceklerden uzak durmak gerekir. Dr. Jacob Teitelbaum’a göre kola, gazoz gibi içecekler hamile kalma olasılığınızı %50 oranında düşürür. 

3.   Vitamin ve Mineral almaya başlayın

Kaliteli bir multivitamin almaya başlayın. Aldığınız vitaminin içinde en az 400mcg folik asit olmasına özen gösterin. Aynı zamanda içinde en az 50mg B6 vitamini ve magnezyum da olmalı. Demir seviyenizin de sağlıklı bir sınırda olması gerekir. Eğer herhangi bir şüpheniz varsa bir ferritin testiyle seviyenizi öğrenebilirsiniz. 40 ng/ml den aşağıda olan bir ferritin seviyesi ile hamile kalmanız güç olabilir. Yapılan bir çalışmaya göre; ferritin seviyesi 40’ın altında olup infertil (kısır) olan kadınların yarısı demir takviyesi alınca hamile kalmış. Eğer demir eksikliğiniz varsa aldığınız multivitaminde demir de bulunmasına özen göstermelisiniz. Ayrıca, günlük aldığınız vitamin C 1000mg’ı geçmemeli, 500mg ideal bir miktardır. 

4.    Beslenmenize dikkat edin

Mümkün olduğu kadar asidik yiyeceklerden uzak durun ve alkalin ağırlıklı beslenmeye özen gösterin. Kırmızı eti ve hayvansal gıdaları mümkünse kesin, değilse çok az tüketin. Ağırlık vermeniz gereken yiyecekler: Badem, ceviz, elma, salatalık, brüksel lahanası, pancar, limon, kuşkonmaz, avokado, brokoli, kereviz, havuç, pazı, soğan, kavun, üzüm, kayısı,  armut, erik, tatlı patates (yam), enginar, şeftali, papaya, mango, kivi, turp, karnabahar, ıspanak ve koyu renkli diğer sebzeler olmalı.  Ancak üzüm, armut gibi şeker oranı yüksek meyveleri çok fazla tüketmemelisiniz çünkü hamile kalma çalışmaları sırasında mümkün olduğunca şekerden uzak durmanız gerekir. Şeker ihtiyacınızı sadece ve sadece doğal yiyeceklerden karşılamalısınız.

Dengeli beslenmenin doğurganlıkla ilişkisi hakkındaki ayrıntıları Beslenme Bozuklukları ve Fertilite başlıklı yazımda okuyabilirsiniz. 

5.   Alkolü azaltın

Eğer yumurtlama (ovulasyon) probleminiz varsa alkolü tamamen bırakmanızda fayda var. Yapılan çalışmalara göre alkol prolaktin hormonunun yükselmesine neden olabiliyor. Hamile kalmaya çalışırken bu hormonun normal sınırlar içerisinde olmasına ve yükselmemesine ihtiyacımız var. Eğer tamamen bırakmakta zorluk çekiyorsanız minimuma indirin. Haftada en fazla 2 ya da 3 kadeh ideal olacaktır.

Alkolün doğurganlıkla ilişkisi hakkındaki ayrıntıları Alkol Tüketimi ve Fertilite başlıklı yazımda okuyabilirsiniz. 

6.   Düzenli uyuyun

Hamile kalmaya çalışırken hayatınızda bir rutin oluşturmanız çok önemli. Her gün aynı saatte yatıp aynı saatte kalkmalısınız. En az 8 saat uyumalısınız. Fazla uyku da az uyku da ne fertiliteniz ne de genel sağlığınız için iyi değildir. Hafta sonları da düzenden sapmamaya özen göstermelisiniz. Uyumakta zorluk çekiyorsanız papatya çayı iyi gelebilir. Ancak uyumanıza yardim etmesi için melatonin alıyorsanız, bırakın. Prolaktin hormonunu yükselterek hamile kalma şansınızı düşürebilir.

Maddelerin devamı burada.

2 yorum:

  1. Benim bu soruya paralel olarak sorum şudur "Kız bebek sahibi olmaya hazırım? Peki şimdi ne olacak?" :)

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım