9 Aralık 2016 Cuma

Özlem'in Normal Doğum Hikayesi

Merhaba BYBO,

Eşimle 2009 senesinde evlendik. Bir sene sonra çocuk istediğimize karar verdik ve doğum kontrol hapıyla korunmayı bıraktım. Bırakmama rağmen hemen hamile kalamadım. Bir sene boyunca çocuk yapma çalışmalarımız devam etti. “Bir problem mi var acaba” diye bu bir sene içerisinde doktora da göründük, problem yoktu. Reglim her geciktiğinde, kan testi yaptırmaya koşuyor, sonuç negatif olunca hüsranla dönüyordum. Tabii bu üzüntülerim neyse ki boşa çıktı ve 2011’in Mart ayında hamile olduğum müjdesini aldım doktorumdan. 

Sevgili doktorum, en başından beri hep destek tam destekti. Hamileliğim boyunca herhangi bir eğitim almadım doğumla ya da bebek bakımıyla ilgili. Sadece bol yürüyüş yaptım. Çok yürüdüm. Dışarı çıkamadığım zamanlar evin terasında tur attım. Sağlığıma zarar vermemek şartıyla hiçbir hareketten kaçınmadım. Rutin yaşamıma devam ettim. Yememe içmeme dikkat ettim. Kontrollerim sorunsuz, problemsiz geçti, her şey yolundaydı. En başından beri sezaryen kelimesini ağzıma bile almadım ve doktoruma herhangi bir aksilik olmadıktan sonra kesinlikle normal doğum istediğimi özellikle belirttim. O da hep, bana güvendiğini ve normal doğum yapabilecek tüm koşulların şu an için (hamileliğimin son haftalarında) var olduğunu söyledi bana. 

17 Kasım 2011 günü. 38. Haftanın içindeyim. Son ayım, o kadar şişmişim ki... Nefes almakta dahi zorlanıyorum artık, ne yan dönebiliyorum, ne sırt üstü yatabiliyorum. Günler de o kadar yavaş geçiyor ki... Doktorum doğumun yaklaştığını söylemişti zaten, bekliyorum işte. Valizim hazır (içinde bebek bezi yok hala). O gece (02 civarı, 18 Kasım) birden uyandım, altım sırılsıklamdı. Baktım, pembemsi bir sıvı. (Banyoya git, dişlerini fırçala, lensleri tak) Eşimi uyandırdım, “kalk hayatım, doğuruyorum ben”. En ufak bir acı, sancı yok ama. Telaşla fırladı canım. Ben önce doktorumu aradım, durumu anlattım, hemen hastaneye gitmemi, kendisinin de geleceğini söyledi. Annemleri, kayınvalidemi aradım, “hastaneye gidiyoruz haydi”. O kadar sakindim ki, arabayı bile ben kullanabilirdim. Özel bir hastaneydi, doktorum aramış, hemen yatışım yapıldı, doğum için gerekli hazırlıklara başlandı. Ben hala ayakta geziniyorum ve hiç sancım yok. Ama bir yandan su gidiyor. (Bu arada nedense hep mandalina yemek istiyorum. Mandalina alın vana diyorum) Odam normal bir hastane odasıydı, ben yatarken annem, eşim, kayınvalidem herkes hep yanımda durdu. Hiç yalnız kalmadım ve bu çok güzeldi bence. Gece 02:30’da yattım ve sabah 10:00’a kadar hiç sancım olmadı. Çatı muayenesinde açılmanın yeterli olmadığını söylediler, sancıya ihtiyaç vardı, doğum başlamıştı. Mecburen suni sancı verdiler (Doktoruma çok güveniyorum ve bunun yanlış bir karar olmadığına inanıyorum). 
Saat 11:00 gibi sancılarım başladı. Açılmanın yeterli seviyeye gelebilmesi için 13:00’e kadar bekledik. 13:00’de doktorum geldi, o normal oda birden doğum odasına dönüştü. Ayakları koymak için çatallar çıktı bi yerden, çocuk doğduğunda yerleştirmek için gerekli teçhizatla donanmış masamsı bir şey geldi, bir sürü hemşire doluştu içeri. Işıklar vs. Doktorum, eşim dışında herkesi dışarı çıkardı. Eşimin kalmasını özellikle istedi ki iyi ki de öyle yapmış, çünkü Masal doğduğunda onun gözlerindeki ışıltıyı görmek harikaydı. Yanımda durdu, elimi tuttu (bir süre kullanamadı tuttuğum elini ), doktorumla çok uyumluyduk biz de. Sancının yaklaştığını haber veriyorum, o bana “ıkınn” diye bağırıyor. Tüm gücümle ıkınıyorum, tüm gücümle eşimin elini sıkıyorum. Yarım saat sonra, 13:26’da kızımın sesini duyuyorum, eşimin gözlerindeki sevinç yaşlarını, doktorumun gülüşünü görüyorum. Bütün acılarım yok oldu, Masal geldi. “Hoş geldin bebeğim” diyorum, bunu bir tek ben duydum sanırım. Ona bakıyorum şimdi, göbeğini kestiler, biraz temizleyip üstünü giydirdiler, birazdan kucağıma verecekler. Kızım kucağıma gelsin diye bekliyorum. Hiç yanımdan ayrılmadı Masal, hep gözümün önündeydi. Kucağıma verdiler, hemen emzirmemi istediler. İşte o emzirmek var ya? dünyanın en güzel şeyi. Bunları yazarken bile gözlerim doldu, o anları yaşıyorum sanki. Memeyi çok güzel kavradı, ilk andan itibaren emdi de emdi. Ve ben onu tamamen normal yollarla doğurdum, bundan dolayı çok mutluyum. Normal doğum sonrası toparlanmam çok kısa sürdü gerçekten. Rutin hayatıma çok çabuk dönebildim. Emzirme konusunda çok şükür bir zorluk yaşamadım. 

Veee 5 yıl aradan sonra tekrar hamileyim. Aslında bu benim için bir başarıdır çünkü ikinci çocuğa çok olumlu bakmıyordum. Son iki senem, yapsam mı yapmasam mı kararsızlığıyla geçti. Yeni bi şehre taşındık ve hamile kaldım. Şu an 4 aylık. İlk hamileliğimde yaşamadığım her şeyi bu sefer yaşadım. Mide bulantıları, aşırı halsizlik vs. Her şey yolunda görünüyor. Yine normal doğum istiyorum ve umarım öyle olacak. İsteyen herkesin bu duyguyu tatması dileğiyle...

Özlem

1 yorum:

  1. Özlem öncelikle tebrikler, umarım sağlıkla alırsın kucağına ikinci bebeğini de. Ben de ilk kızımı 3 sene önce normal doğumla kucağıma aldım, hatta Temmuz 2013'te hikayemiz bu sitede de yayınlanmıştı :) Senin gibi bana da suni sancı verilmişti ve senin gibi ben de 2 saatte doğurmuştum.
    3 ay önce oğlum doğdu yine normal doğumla, bu sefer suni sancı da olmadan. İlk sancıdan doğum anına sadece 30dk sürdü ve ben daha ne olduğunu anlayamadan oğlan geldi :) Yani sana diyeceğim şu; ilki 2 saatte doğduysa senin de benim gibi bir şok yaşayıp 30dk'da ikinciyi kucağına alma durumun olabilir, sadece söyleyeyim dedim hazırlıklı olmakta yarar var :D
    Bu arada ya ben de yazmak istiyorum ikinci hikayemi, nasıl yazayım, nereye yollayayım bilemedim! Sevgili moderatör, duy sesimi! ;)

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım